Babasının teknoloji merakına çocuk yaşta ilgi duydu. Bir dönem modellik yaptı ancak bunu hayatının mesleği olarak görmediği için giyilebilir aksesuvar teknolojisine yöneldi. Kate Unsworth ile teknoloji merakını ve yeni tasarımlarını konuştuk.
Bir dönemin aranan yüzlerinden fotomodel Kate Unsworth, bugün dünyanın önde gelen teknolojik girişimcilerinden biri. Unsworth’e son günlerin merak edilen trendi giyilebilir teknolojiyi ve tasarımlarını sorduk.
Kate Unsworth, giyilebilir aksesuvar teknolojisi markası Vinaya’nın hem kurucusu hem de CEO’su. Bu ilgisi çocukluk dönemine dayanıyor. Sürekli teknolojik gelişmelerden bahseden babasını örnek alan Unsworth, “Babam elektronik ve teknoloji merakımı tetikledi. Çünkü ben çocukken eve geldiğinde bütün gün teknolojiyle ilgili şeylerden bahsederdi” diyor. En büyük arzusu hep şık görünümlü, giyilebilir teknoloji ürünleri tasarlamaktı. Altius markası böyle doğdu. Giyilebilir teknoloji dünyasının yeni ürünü Zenta ise insanın duygusal açıdan iyi hissetmesi için yaratılan ilk biyometrik kol bandı. Kullananın hislerini değerlendiriyor, davranışlarıyla ilgili model oluşturuyor, duygularını anlamasına yardımcı oluyor, dahası bunları başkalarıyla sanat yoluyla paylaşmasını sağlıyor.
Çoğu kişi “giyilebilir teknoloji” tabirini ilk kez duyuyor. Bize anlatır mısınız?
Artık tasarım takılar sayesinde mobil cihazlarınıza daha az bağlanabiliyorsunuz. Amacımız insanlara sanal dünyayla ilişkilerini kesmeden daha az sanal olma imkânını vermek.
13 yaşında DJ olmak istiyormuşsunuz. Elektronik ve teknoloji merakınız babanızın elektrik mühendisi olmasından mı kaynaklandı sizce? Bir de 11 sene mankenlik yaptığınızı biliyoruz, neden mankenliği bırakıp teknoloji danışmanı oldunuz?
Mankenlik hayatım boyunca yapabileceğim bir meslek değildi. Geleceğimin teknoloji sektöründe olacağından her zaman emindim. Her iki meslek birbirlerini tamamladı. Ayrıca haklısınız, elektronik ve teknoloji merakımı tetikleyen kişi babam. Ben çocukken evde hep teknolojiden bahsederdi.
Giyilebilir teknoloji sektörüne ilgi duyduğunuzda kaç yaşındaydınız?
Bu fikir bana 25 yaşındayken geldi. İlham kaynağım, yaşadığım hayattı çünkü teknoloji bağımlısıydım ve bu durum, gerek özel ilişkilerimi gerekse beni kötü etkiliyordu. Giyilebilir teknoloji endüstrisi ilgimi çekti. Şık görünümlü giyilebilir bir teknoloji ürünü tasarlamak ve bu sayede sürekli çevrimiçi olma takıntımdan kendimi kurtarıp özgürlüğüme kavuşmak istedim.
ARZUYA GÖRE KOLYE, BİLEZİK VEYA YÜZÜK
Şirketiniz nasıl bir misyona sahip?
Londra’nın Shoreditch bölgesinde bir araştırma laboratuvarı ve tasarım stüdyosu. Amacımız yeryüzünü daha az teknolojiye bağımlı bir yer haline getirmek. İnsanları akıllı telefon ve bilgisayarlardan uzaklaştırmaya çalışıyoruz. Teknolojik anlamda son derece sofistike cihazlarımız giyilebilir teknoloji dünyasında öncü konumunda.
Bluetooth destekli Altrius takı koleksiyonunuzun içeriği hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Modern ve giyilebilir bir takı koleksiyonu... Size gelen mesajları ve uyarıları filtreliyor. Bu sayede hayatınızı ve kendinizi daha verimli kılıyorsunuz. Sonuçta iPhone’nunuza yükleyeceğiniz bir uygulamayla mesaj veya bildirim almak istediğiniz kişileri seçiyorsunuz. Tasarımı da çok sade ve şık. Arzunuza göre kolye, bilezik veya yüzük olarak takabilirsiniz.
İlk tasarladığınız yüzüğün ana fikri nedir?
Sihir, zirkonya seramiğinden bir yüzüğün taşında gerçekleşiyor. Taşın içine titreşim aygıtı, bilgisayar çipi ve diğer malzemeler yerleştirilmiştir. Bilgisayar çipi akıllı telefonunuzdaki uygulamaya bağlanır, bu sayede aldığınız bildirimleri arzunuza göre uyarlarsınız.
Moda dünyası uygulamaya nasıl tepki verdi?
Olumlu tepki aldık. Gerek moda dünyasından gerekse teknoloji yazarları ürünün yenilikçi ve heyecan verici olduğundan övgüyle bahsetti.
Estetiğe mi yoksa teknolojiye mi ağırlık veriyorsunuz?
Tasarım ve teknoloji dünyasının liderlerinden biriyiz. Ürünlerimizin görünümünü güzelleştirmeye ve teknolojik özelliklerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz sürekli.
Sizce insanlar teknolojiyi mecbur oldukları için mi kullanıyor?
Teknoloji bize çok imkân sağladı ancak doygunluğa ulaştık. Günlük yaşantımızda teknolojiye aşırı bağımlıyız ve bu bizi güçsüzleştiriyor.
"İyi hissetme teklonojisi"
Başlangıçta size en çok engel olan neydi?
Bir an evvel ürünü sunmak istiyorduk, yeterli kaynağımız yoktu ve ilk sene ücret almadan çalışacak on kişi gerekiyordu. Kimse çalıştığı işi bırakmadı, bu nedenle garip saatlerde buluşuyorduk. Hatta kuruculardan Fabio, prototipleri evinde üretiyordu.
Gelecek projeler neler?
Bir sonraki ürünümüz Zenta, insanın duygusal açıdan iyi hissetmesi için yaratılan ilk biyometrik kol bandı. Kullananın hislerini değerlendiriyor, duygularını anlamasına yardımcı oluyor, başkalarıyla sanat yoluyla paylaşmasını sağlıyor.
BUDA'NIN ÖĞRETİLERİNİ İFADE EDİYOR
Vinaya’nın anlamı nedir?
Vinaya, Sanskrit dilinde Buda’nın disipline edici öğretilerini ifade ediyor. İnsanların ruhlarıyla bağlarını koparmamaları gerektiğini düşündüğüm için bu kelimeyi, ürünlerimize çok yakıştırıyorum.
Kaç kişilik ekibiniz var?
40 kişilik bir ekibiz, çoğunluğu mühendis, tabii tasarımcılar, pazarlamacılar da var.
Avrupa’daki yaratıcılık ve teknik gelişim hakkında ne düşünüyorsunuz?
Avrupa’da finansman bulmak zor ama çok daha yaratıcı insan bulunabiliyor. Dolayısıyla rekabet fazla. Zannediyorum ki, Avrupa önümüzdeki yıllarda teknoloji ve tasarım dünyasını kasıp kavuracak.
Akıllı telefonların beyindeki nöral bağlantıları değiştirdiği söyleniyor....
Dokunmatik ekranların sürekli kullanımı beyindeki sensör işleyişini değiştiriyor. Dokunmatik ekrana parmak basma hareketleri sık yapıldıkça beyin buna uyumlu bir gelişim sağlıyor. Bilhassa henüz gelişimlerini tamamlamamış gençlerde. İyi mi, kötü mü, bilmiyorum aslında biraz ürkütücü. Biz, sağlığı olumsuz etkilemeyecek tasarımlar üretmeye özen gösteriyoruz
Zenta biyometrik bileklik, vücudun algoritmasını ölçüyor ve kişinin duygusal durumunu ortaya koyuyor. Stresi azaltıp, üreticiliği artırıyor. Dokunuşlar ve titreşimlerle çalışıyor.
Kleopatra kolyesi sarı altın ve siyah seramik altrius taşından tasarlanmış.