Ümit Bey, TEGV’den bahseder misiniz?

Onursal Başkanımız ve kurucumuz Suna Kıraç’ın Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın kuruluş yıllarında söylediği ve bence bugün de önemini koruyan bir sözü var: «Ekonomik krizler aşılır, siyasi krizler çözümlenir, ancak çocukları harcanmış bir toplumu yeniden onarmak mümkün değildir». Bu nedenle ülkemizin yarınları için bugün çocuklarımızı en iyi şekilde eğitmemiz gerekiyor.

Vakfımızın kuruluş amacı, devlet tarafından verilen temel eğitime katkıda bulunmaktır. Biz bu amaçla eğitimde fırsat eşitliğini yakalayamayan çocuklarımıza okul içi ve dışı zamanlarda nitelikli eğitim desteği vermek, onların eğlenerek öğrenecekleri ortamlar yaratmak ve yeteneklerini keşfederek geleceğe umutla bakmaları için kendi etkinlik noktalarımızı oluşturduk. Tam 22 yıldır bağışçılarımızın katkıları ve gönüllülerimizin desteğiyle yaklaşık iki buçuk milyon çocuğa eğitim desteği verdik.
Bunları gerçekleştirirken dünyanın ve ülkemizin önde gelen kişi, kurum ve markalarıyla işbirlikleri yaptık, ışıldayan projeler gerçekleştirdik. İlköğretim çağındaki çocuklarımızın sayısı düşündüğümüzde elbette daha gidilecek çok yolumuz, ulaşılmayı bekleyen binlerce çocuğumuz var. Çünkü nitelikli eğitimin bazı şanslı çocukların değil, her çocuğun hakkı olduğuna inanıyoruz.

Nisan ayında saygıyla andığınız çok önemli bir miras bağışçınız var, Nirun Şahingiray? Kimdir? Bağışta bulunduğu yıl hangi yıldı?

Merhum Nirun Şahingiray Vakfımızın kurucularındandır ve aynı zamanda da ilk miras bağışçımızdır. Nirun Şahingiray, 1928 İzmir doğumlu, Kırım Hanları’nın soyundan gelen bir aileye mensup, Cumhuriyetimizin değerlerine bağlı vatansever ve hayırsever bir iş adamıydı. Suna ve İnan Kıraç’ın kadim dostuydu. Hayatı boyunca yaptığı yardımları büyük bir tevazu içinde sessizce yapar, asla ön plana çıkmak istemezdi. Çocuklara ve eğitime çok önem verirdi. Kendi çocuğu olmadığı için yeğenlerini ve onların çocuklarını kendi çocukları gibi gördü. Vakfımızı maddi ve manevi olarak her zaman destekledi. 29 Nisan 2008’de vefat eden Nirun Bey, 80 yıllık ömrünü çok başarılı bir iş adamı olarak tamamladı. Kurduğu şirketler Türkiye’de alanlarının öncüsü olmuş, dünya liderleriyle ortaklıklar oluşturmuş, uzun yıllar boyunca otomotiv yan sanayini şekillendirmiştir. Nirun abi’nin bu başarısı ortaya hatırı sayılır bir birikim çıkardı. Bu birikimin büyük bir kısmını Türkiye’nin eğitim konusunda yardıma en çok ihtiyaç duyan çocuklarına çağdaş bir yaklaşımla çok yönlü eğitim desteği sağlayacak olan TEGV’e bağışlaması onun uzak görüşlülüğünün, yüce gönüllülüğünün, çocuk ve memleket aşkının en büyük kanıtıydı. Nirun abi’yi yakından tanıma ve beraber çalışma fırsatını bulduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Çok özel bir insandı. Kendisini rahmetli, şükranla, sevgi ve saygıyla anıyorum.

Neler yapıldı bu bağışla?

Vakıfmızın ana mal varlığına çok önemli katkıda bulunan bu değerli bağış ile çok değerli projeler hayata geçirildi. 2010-2015 yılları arasında hak temelli, ayrımcılık karşıtı “Yurttaşız Katılımcıyız” adlı eğitim programımız kurgulandı. 2015’te eğitim stratejimizi PISA test sonuçları ve 4+4+4 eğitim modelini baz alarak yeniledik. Bu değişiklik kapsamında da Nirun abi’nin fonundan desteklediğimiz, 1. sınıf çocuklarına yönelik hazırlanan “Birlikte Öğrenelim” programı devreye aldık. Ayrıca Nirun Şahingiray adını taşıyan, fabrikalarından birinin de yer aldığı Sakarya’da 1 Öğrenim Birimi ve 2 adet de Ateşböceği dediğimiz Gezici Öğrenim Birimi yaptık. Bu etkinlik noktalarının tüm işletme maliyetlerini de yine bu fondan sağlıyoruz. 2013 yılından beri bu noktalarda binlerce çocuğumuza eğitimin ışığını götürdük. Bir süredir Nirun Şahingiray adını taşıyan bir eğitim parkı açmak için çalışıyoruz. Onun adına layık bir yer bulabilmek için uğraşıyoruz. Nirun Şahingiray’ın bağışı, binlerce çocuğa ulaşmamıza imkan veriyor. Bu çocuklar nesiller boyunca Nirun Şahingiray adını sevgi ve minnetle anacaktır.
Nirun Bey’in bize emanet ettiği bu çok kıymetli bağışı onun isteklerine uygun olarak ve lâyık olduğu şekilde kullanmak için büyük bir titizlikle çalıyoruz. Çocuğu, gönüllüsü ve çalışanı ile tüm TEGV Ailesi olarak vakfımızın sürdürülebilirliğine sağladığı bu çok önemli katkı için kendisine büyük bir minnet duyuyor, aziz hatırası önünde her zaman saygıyla eğiliyoruz.

Nirun Bey adına Eğitim Forumu düzenliyorsunuz?
Bu forumla neyi hedefliyorsunuz?

Nirun Şahingiray’ı iş dünyası tanısa da, toplum çok iyi tanımıyordu. Bunun için hem yetişkinlere hem de çocuklara dönük iki kitap hazırladık ve bastık. Ayrıca hem ulusal hem de uluslararası platformda merhum Nirun Şahingiray’ın ismini yaşatmak ve TEGV’in eğitim, çocuk ve sivil toplum alanındaki misyonunu desteklemek amacıyla ilkini 2013 yılında düzenlediğimiz Nirun Şahingiray Uluslararası Forumu’nun üçüncüsünü bu yıl Kasım ayında gerçekleştireceğiz.

Yurtiçi ve dışından ünlü uzmanların, akademisyenlerin, danışman ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı forumlarımız özel bir tema ile gerçekleştiriliyor. İlkinin konu başlığı “Kâr Amacı Gütmeyen Sektörde Ölçme- Değerlendirme”, ikincisinin de “Gelecek İçin Eğitimi Yeniden Şekillendirmek: Çoklu Evrensel Bir Mücadele” idi. Bu yılki forumun hazırlıklarına da başladık.

Nirun Bey ülkesini ve çocukları çok severdi. Eğitime çok inanır ve büyük değer verirdi. Adını bu forumlarla da yaşatmak onun yüce gönüllülüğüne bir başka armağan oluyor aslında.

Bu tarz değerli insanları topluma örnek biri olarak tanıtmanın, anlatmanın ve anlamanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Ülkemizde gerek devlet adamları gerekse iş camiası tarafından STK’lara yeteri kadar maddi ve manevi destek olunmakta mı?

Nirun Şahingiray, Türkiye’de örneğine ender rastlanır bir bağışı gerçekleştiren kişidir ve vakfımızın en kıymetlilerindendir. Türkiye maalesef güven endeksi en düşük ülkelerden birisi. Bu tutum, bireysel bağışların da düşük olmasına neden olmakta. Ülkemizde STK’lara yapılan bireysel bağışlar toplam bağışın yaklaşık yüzde 25’i kadar. TÜSEV’in 2015 yılında yaptığı “Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik Araştırması”na göre vatandaşlarımız dilenciye yılda 53 TL verirken sivil toplum kuruluşlarına 17 TL bağış yapmakta. Bu araştırma vatandaşlarımızın örgütlü kurumlara ne kadar uzak durduğunun da bir göstergesi. Böylesine güven sorununun yaşandığı bir coğrafyada TEGV olarak bize duyulan güvenden dolayı çok gururluyuz. Vakfımız şeffaflılığı ve hesap verilebilirliği ana ilke edinmiştir ve vakfımız üç farklı denetimden geçmektedir. Nirun abi vakfımızı çok detaylı olarak incelemiş ve duyduğu güvenden dolayı mal varlığının çok büyük kısmını vakfımıza bağışlamıştır. Bu bizim için büyük bir onur ve de büyük bir sorumluluktur. Böylesi örneklerin tanıtılmasının, anlatılmasının çok teşvik edici olduğuna inanıyoruz. Yaptığı bu kıymetli bağışı kitlelere duyurdukça bu tür örneklerin artacağına inanıyoruz.

Eğitime ve uygulama merkezlerine yapılan bağışlar vergi matrahından indirilebiliyor sanırım? Siz bu konuda bilgi sahibi misiniz?

Vakfımız vergi muafiyeti tanınmış vakıflar arasındadır. Dolayısı ile yapılan bağışların kazancın yüzde 5’ine kadar olan kısmı vergi matrahından indirilebiliyor.



TEGV‘de elinizde sınırsız bir bütçe olsa neler yapmayı isterdiniz?

Ülkemdeki tüm çocukların nitelikli eğitim almasını sağlardım. Nitelikli eğitimin içine de çocukları geleceğin dijital dünyasına hazırlayacak teknoloji ağırlıklı eğitimler koyardım. Gelecek 50 yılda artık her türlü cihazın akıllısını kullanıyor olacağız. ‘Endüstri 4.0’ dalgası dünyaya hızla yayılıyor. Yapay zeka, inovasyon, yaratıcılık, sanal gerçeklik, kodlama kavramları geleceği şekillendiriyor.

Bugünün çocukları yarının geleceği. Onları teknolojinin ve onu doğru kullananların dünyasına da en iyi şekilde hazırlamak bizim görevimiz. Ben de bunu yapmak isterdim.